Perşembe, Ağustos 26, 2010

Susam 2007

Susam aradı. Tarağıyla mamasını almış ve evden kaçmış. Bütün bu olanlardan beni sorumlu tuttuğu için de gördüğü ilk ankesörlü telefondan beni arıyor. Bir an önce kredi kartıyla bir otobüs bileti alıp ona göndermemi emrediyor. Sinirli. Öyle hızlı nefes alıp veriyor ki patisiyle tuttuğu ahizenin nasıl mama koktuğunu tahmin edebiliyorum. Neler saçmaladığının farkında mısın dostum?! demek istiyorum ama ikimizin de selameti için sesimi çıkarmıyorum. Sadece bagajda ücretsiz gelebileceğini söylüyorum. Bu bile 'sokaklara düşmüş zavallı dişi' düşüncesinin oluşmasına, çoktan oluşmuşsa da pekişmesine sebep oluyor. Kaç yıldır o bagajlarda havasızlıkla, sıcakla ve soğukla boğuşarak peşimden geliyormuş, farkında mıymışım? Bagajın kapısı kapandıktan sonra o bavulların hepsi birlik olup onu nasıl da dışlıyorlarmış, 'ayaklı bavul' diye dalga geçiyorlarmış haberim var mıymış? Uzaklaştırıyorum telefonu kulağımdan. Tırnaklarının çıkmaya başladığını hissediyorum. 'Evde badana yapıyorlar, koku beni mahvediyor, herkesin hassas olduğu noktalar vardır, burnumu mu koparıp atiyim, napiim, söyle!'derken tam da tahmin ettiğim gibi ahize patisinden düşüyor. 'tırnaklarını kontrol etmeyi öğrensen önce..'diyorum, tabii ki içimden. Ahizeyi yerden alıyor. 'Tamam' diyorum orda bekle biletini alıp sana haber vericem, bi yere ayrılma' homurdanarak kapatıyor telefonu. Babamı arıyorum, susamın yerini söylüyorum. Bugün yarın yeniden arıcak, bir şeyler yapmalıyım, bir ahize susturucusu, bir kulaklık, ne biliyim 'evet, üzgünüm, haklısın..' şeklinde bir bant kaydı..

1 yorum:

  1. Susam Gogol'un burnunu anımsattı. Belki de hiçbir alakaları yoktur. Çok dedikodusunu yaptım bugün, belki de ondandır.
    Bloga hızlı bir giriş yapmışsınız fakat ardını getirmemişsiniz. Burdan sizin Türk olduğunuz sonucunu çıkarıyorum:)
    Ayda bir-iki kere yazın ama sürekli yazın.
    Bu arada ne yaptı Susam, geri döndü mü eve?

    YanıtlaSil