Perşembe, Ağustos 26, 2010

Televizyonuma 2007

Televizyonuma reyting aygıtı takmış olabilirler mi acaba, ne zaman bir kanala takılıp eğlenmeye başlasam kahkahalar atsam reklam veriyorlar. Tabii ki yarım daire şeklindeki gülümsemem yüzümde donmuyor; çünkü o kredi kartı reklamlarındaki avantaj adası çıkıyor her seferinde. Kamera adayı uzaktan gösterirken ani bir hareketle aşağı inip adanın suyun altındaki kısmını da  gösteriyor ve ben de kamerayla aynı anda kafamı aşağı çekiyorum. Çok gerçekçi oluyor. Suya dalan kamera değil de benim kafammış gibi.


Şimdi kucağımda havlu, saçlarımı tarıyorum. Ayreon çalıyor-voices. Odadan eli silahlı bir adam çıksa bile şu  anki soğukkanlılığımı korurmuşum gibime geliyor. 'Soğuk su ister misin?' Sayet iyiniyetimi anlamazsa, ona da geçen gün metrodaki güvenlik görevlisine yaptığımı yapacağımı bilir. Kart hakkımı kullanmak için 5 dakikanın dolmasını beklerken kenarda ücretsiz dağıtılan büyükşehir belediyesi gazetelerine bakıyım dedim. O da bana bakmaya başladı. Neden almıyordum ki, ne de olsa ücretsizdi, mal mıydım neydim? Sırtımda da kocaman çanta vardı , kesin bomba taşıyordum. Güvenlik görevlisinin düşünceleri elimdeki gazetenin 3. sayfasında 5 satırlık bir yer kaplıyordu. Gazeteyi bıraktım, saate baktım, o da bana baktı. Ani bir hareketle turnikelerin üstünden atlayınca, koşarak yanıma geldi. Tam o sırada gürültü ve rüzgarla birlikte metro da istasyona girdi. Kapı açılır açılmaz atladım içeriye. Kapı hemen kapandı, adam kapıya vururken yine arkamızda rüzgar ve ses bırakarak uzaklaştık.


Evet sallıyorum ama şarkı da çoktan bitti. Sadece söylemek istediğim şu ki çok güzel bir televizyon programı izlerken, gülerken, eğlenirken ıssız bir kredi kartı adasına düşebilirsiniz hem de eli silahlı ve dedektörlü adamlarla birlikte. Hayat böyle gel-gitlere dolu. 'Soğuk su ister misiniz?'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder