Angra-Shadow Hunter: Ulke topraklarinin yanindan geciyoruz. Bir ulkenin bekasi icin binlerce can mi verilir yoksa bir cani yasamak icin idealler birakilir, ulkeler mi terkedilir. Hangisi merkeze alinmalidir, hangisinin yanindan arabayla gecilmelidir..İdealler mi esastir, hayat mi?
Angra-No Pain For The Dead: Aycicekleri gunesin onderliginde toplanti yapiyor. Tam toplantinin en onemli gundem maddesi konusulurken bi bakiyorum Susam on ayaklariyla arka ayaklari arasini yarimsar metre acan adimlarla tum ayciceklerinin ustunden geciyor. Pek bir mutlu. Durumun ciddiyetinin farkinda degil. Zaten en olmadık zamanlarda uçarılıklar yapacak kadar kendini bilmezdir. Onu evde biraktim, son kare, pencereden dislerini gostererek cikardigi 'miyav'. Blof yapiyor. 'Beni birakma' ile 'İntikam soğuk yenen bir yemektir' arasinda gidip geliyor pencerede. Aglamamak icin bakmiyorum, biniyorum arabaya ve aycicegi tarlasinin yanindan geciyoruz.
Shadow Gallery-Cliffhanger: Klavye dinlerken ben de ucmaya basliyorum ayciceklerinin ustunden, gunes haliyle buna cok kiziyor. Susam kis kis guluyor. Aycicekleri tepkisiz, gunese bakiyorlar. Cisim geliyor, klavye dinlerken, calarken. Klavye lafini duydugumda, soyledigimde. aycicekleri neden sapsari die dusunuyorum. bir supurgem eksik sanıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder