Geceleri sevmiyorum. Gunun en zararli bolumu. Uykusuzlugun onumuze serdigi geceye ait her sey zararli hem de. Gece dusunmek zararli, gece konusmak zararli, gece televizyon izlemek zararli, gece okumak zararli, yemek yemek bile gece zararli; her kalori ustune yapisiyor. Bu zararlari bertaraf etmek icin uyku denilen bir de ilac var. İste kendimi kendimden ve baskalarindan korumak icin ben de her gun cok gec olmadan bu ilaci aliyorum. Ac karnina daha iyi geliyor. Sabah oldugunda gecenin uyusturdugu beyin aciliyor, duygularin uzerine atilan kalin ortu de yavas yavas cekiliyor. Aba-rti ortusu..(aba+) pencereden gorunen her sey daha da basitlesiyor. bu basitligi seviyorum. İcim bulanik, cevrem basit olsun. esit olmadiklari halde bir denge yakalasinlar.
Bikac gundur disardaydim o yuzden yazamadim der gibi, bikac gundur mutluyum, yazamamanin sebebi bu. Bir keresinde ankarada bunu tartismistik. yaratabilmek icin belli bir dozda melankoli mi gerekir diye..İlacim bitti diye krize girenler gibi uykusunu bulamamis, hafif arabesk bir zeminde kayanlar mutsuzluk kostumu giyip oynayanlarin yaninda nasil durur..sonra 'sen benimle oldugun sure icinde kac beste yaptim..' demisti. Bu bir karsi gorus muydu yoksa bir itiraf miydi bilmiyorum. Bildigim su ki, ben mutsuzken ne yapicagimi, mutsuzluk gittiginde de ne yazicagimi bilemem. Ama bunun icin geceye sarilmam.
Basit cumlelerle konusup bilesik cumlelerle yazmayi seviyorum. Geceleri sevmiyorum.
Cok anlamlidir benim icin bi 'cisim geldi' demek bi 'ice tea icmem gerek' demek, gerisi bana kalmali. Daha uzununu kurmaya calistigimda sadece ona odaklanabildigim icin baska seyler dusunmeye yarayan degerli zamanimdan calmak istemem. Baskalarinin da soylemesi gereken onemli seyleri kapsayan zamanlarini heba etmemis olurum boylece. Cok tasarrufluyumdur. Suyu da dikkatli kullanirim. Bunlardan arta kalan zamanda da izliyorum, okunanlarin yazilanlarin dusunulenlerin nasil reklami yapiliyor, ilgi ve ciddiye alinma karsiliginda pazarlaniyor bilgiler. Bilgime karsilik ilgin. ara ara cikip gelisimini gostermeye merakli bocekler turuyor.
Ama beklenen de bu zaten, diger turlusu sasirtir elbet. Bazi insanlarda ezberlediklerimi yasiyorum. Ne soylenecegi, ne yazilacagi, cumlelerin ne sebeple nasil degisecegi, neleri gostermek icin cabalara girisilecegi..Cizdiklerimin ustunden geciyorum. İnsan beni yoruyor. Kendimi yasadikca benim gibi olan insandan tiksiniyorum, insani yasadikca da kendimi seviyorum. İcimde hem bi nihilist hem de bi narsist yetisiyor. Ama tam buyumeden cikmasina izin vermem. Hatta icimde buyuyolarsa, icimde yasayip icimde olsunler. Reklami yapilacak kadar degerli degil icimdeki copluk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder